Isı ve İnsan Zihni: Psikolojik Bir Mercek Bu içerik, Fen bilimleri ısı nedir konusunu farklı açılardan anlamak isteyen Modepo okurları için hazırlandı. Fen bilimleri söz konusu olduğunda “ısı” genellikle atom ve moleküllerin hareketiyle tanımlanır. Ancak ben, insan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak, ısının yalnızca fiziksel bir olgu olmadığını düşünüyorum. Isı, psikolojik dünyamızda da bir metafor, bir deneyim ve zaman zaman bilişsel süreçlerimizi şekillendiren bir güç. İçimde bir merak var: Enerjiyi ölçerken, duygusal ve sosyal alanlarımızdaki “ısıyı” nasıl ölçebiliriz? Isının Bilişsel Psikolojideki Yansımaları Bilişsel psikoloji, insan zihninin bilgi işleme süreçlerini inceler. Isı kavramı burada, dikkat ve…
Yorum BırakGünlük Stiller Yazılar
Kaç çeşit kızlık zarı var? Üzerine düşünürken geleceği anlamaya çalışmak Bazı konular var ki insanın zihnine bir kez girdi mi, sadece biyolojik bir merak olarak kalmıyor; toplumsal, psikolojik ve hatta geleceğe dair düşünceleri tetikleyen bir kapıya dönüşüyor. “Kaç çeşit kızlık zarı var?” sorusu da benim için tam olarak böyle bir yerden açılıyor. Ankara’da yaşayan, gündelik hayatında teknolojiyle iç içe olan, ama aynı zamanda insan ilişkilerini ve toplumsal dönüşümleri de sürekli gözlemleyen biri olarak bu konuyu sadece anatomik bir başlık gibi görmem zor. Bir yandan tıp kitaplarının net sınıflandırmaları var, bir yandan toplumun yüzyıllardır taşıdığı anlam yükleri… Ve işin ilginç tarafı,…
Yorum BırakKamelya Ne Sever? İzmir’in Gündelik Komedisi Modepo takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Kamelya ne sever” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız. İzmir’in o sıcak ama bazen rüzgârlı sabahlarından birinde, kahvemi alıp balkona çıktım. Güneşi karşılamak gibi bir derdim yok aslında; daha çok kendi kendime “Acaba Kamelya ne sever?” sorusunu sorup duruyordum. Evet, arkadaşlarım bu soruya gülüyor, ama işin içinde ciddi bir felsefe var. Çünkü bir insanın neyi sevdiğini anlamak, birinin ruhuna açılan gizli bir kapıyı aralamak gibidir. Sabah Rutininde Kamelya Kamelya’yı hayal edin; mesela ben onun yerine kendimi koyayım. Alarm çalıyor, ben hâlâ uykulu, gözlerim yarı açık ve saçlarımın uyanması için 5…
Yorum BırakMerhabalar! Modepo olarak “Kalça eklem ağrısı nasıl geçer” konusunda aklınızdaki soruları yanıtlamak için buradayız. Kalça Eklem Ağrısı: Sessiz Düşmanı Tanımak Tamam, hadi bunu açık konuşalım: kalça eklem ağrısı, bazılarımızın yıllarca görmezden geldiği ama hayat kalitemizi ciddi şekilde etkileyen bir mesele. Özellikle İzmir gibi koşuşturmalı şehirlerde, 28 yaşında bir genç yetişkin olarak sürekli aktif olunca fark etmemek neredeyse imkânsız. Ama gelin, konuyu basitçe geçiştirmeyelim; bu ağrının geçmesi, sıradan bir “dinlen, geçer” klişesiyle olmuyor. Kalça Ağrısının Nedenleri Kalça eklemi, vücudumuzun en güçlü ama aynı zamanda en karmaşık yapılarından biri. Bu eklemde ağrı hissetmek, genellikle tek bir sebebe bağlanamaz. Spor yaralanmaları, uzun süreli…
Yorum BırakBugün “Kalp krizinde ağrı sürekli mi olur” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz. Değerli Modepo okurları, “Kalp krizinde ağrı sürekli mi olur” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur! Kalp Krizinde Ağrı Sürekli mi Olur? Geleceğe Dair Düşüncelerim Ankara sokaklarında teknoloji ve sağlık üzerine düşünceler Ankara’nın sabah trafiğinde yürürken aklımdan sürekli bir soru geçiyor: “Kalp krizinde ağrı sürekli mi olur?” 28 yaşındayım, teknolojiye meraklı ve kendi geleceğim hakkında bol bol senaryolar yazıyorum. Telefonumdaki sağlık uygulamalarını kontrol ederken bir yandan da gelecekte sağlık teknolojisinin hayatımızı nasıl değiştireceğini düşünüyorum. Ya 5-10 yıl sonra kalp krizini anında tespit eden cihazlar…
Yorum BırakYine bir Modepo içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Kalp atışı yavaşsa ne yapılmalı”. Modepo okurlarıyla “Kalp atışı yavaşsa ne yapılmalı” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere! Kalp Atışı Yavaşsa Ne Yapmalı? Geçen hafta akşamüstü ofisten çıkıp metroya doğru yürürken fark ettim ki kalbim biraz yavaş atıyor. O an bir panik yaşadım, “Acaba normal mi?” diye kendi kendime sordum. Bu tür şeyler kafamda büyüyebiliyor, biliyorum. Ama işin doğrusu, kalp atışının yavaşlaması (tıbbi adıyla bradikardi) herkesin başına gelebilecek bir durum ve çoğu zaman ciddi olmasa da bazen dikkat gerektiriyor. Kalp Atış Hızı Nedir ve Neden Önemlidir? Kalp, kanı vücudun…
Yorum BırakKalbin zikri nedir? Ankara’da bir sabahın içinde başlayan düşünce Benzer Konular: Kafa tutmak deyiminin anlamı nedir ? Ankara’da sabahlar hep biraz sert başlar. Özellikle kışın, pencereye vuran soğukla birlikte uyanmak insanı ister istemez içe döndürür. Ben 25 yaşındayım, ekonomi okudum ve şu sıralar veriyle uğraşıyorum; sayılar, grafikler, modeller arasında geçen bir hayatım var. Ama ne zaman sabah metroya doğru yürürken kulaklığı çıkarıp şehrin sesini duysam, aklımın bir köşesinde hep aynı soru belirir: Kalbin zikri nedir? Bu soru ilk başta akademik ya da felsefi bir merak gibi görünmüştü. Ama zamanla fark ettim ki, aslında gündelik hayatın tam ortasında duran bir şeyden…
Yorum BırakHerkese merhaba! Bugün Modepo olarak sizlere “Kalanşo çiçeği en çok neyi sever” hakkında rehber niteliğinde bir yazı sunuyoruz. Kalanşo Çiçeği Balkonda Olur Mu? Bursa’da akşamüstü işten eve dönerken, balkonumda duran kalanşo çiçeğine bakıp kendi kendime sordum: “Acaba bu bitki balkonda rahat eder mi?” Daha önce İstanbul’da bir arkadaşımın apartman dairesinde gördüğüm kalanşo, minicik balkonlarda bile gayet canlı duruyordu. Ama işin ilginci, her yerde aynı sonuç alınmıyor. Bu yüzden hem Türkiye’den hem de farklı ülkelerden gözlemlerimi birleştirince çok daha net bir fikir edebildim. Kalanşo’nun Doğal Ortamı ve Balkona Uyumu Kalanşo, tropikal ve subtropikal iklimlerden gelen bir sukulent. Yani doğal olarak bol…
Yorum BırakKelimelerin Tadı, Anlatıların Sofrası: “Bebek ne zaman pilav yiyebilir?” Sorusunun Edebî Ufku Dil, yalnızca iletişim kuran bir araç değil; aynı zamanda insan deneyimini yeniden kuran bir yaratım alanıdır. “Bebek ne zaman pilav yiyebilir?” sorusu ilk bakışta tıbbi bir gelişim evresine işaret eder gibi görünür; ancak bu soru, edebiyatın geniş aynasında bakıldığında, beslenmenin biyolojik sınırlarını aşarak anlatının, büyümenin ve anlamın katmanlarına açılır. Çünkü her “ne zaman” sorusu, aslında bir zaman kurgusudur; her “bebek” figürü bir başlangıcı, her “pilav” ise kültürel bellekte yer etmiş bir ortak sofrayı temsil eder. Metin Olarak Beden, Sofra Olarak Anlatı Edebiyat kuramı açısından beden, her zaman okunabilir…
Yorum BırakKelimenin Sınırları, Anlatının Dönüştürücü Gücü ve Görünmeyen Haritalar Edebiyat, çoğu zaman görünmeyeni görünür kılma sanatıdır. Yasaların çizdiği sınırlar, toplumların sessizce kabul ettiği normlar ve bireyin iç dünyasında yankılanan çatışmalar; metnin içinde yeniden kurulur, yeniden okunur, yeniden yazılır. Bir ülkenin hukuk sistemi ile o ülkenin edebî temsil biçimleri arasındaki gerilim, bazen doğrudan söylenmeyen ama metnin dokusunda hissedilen bir gölge gibi var olur. Azerbaijan özelinde LGBT bireylerin hukuki durumu tartışıldığında, mesele yalnızca yasal bir çerçeve değil; aynı zamanda anlatıların nasıl kurulduğu, hangi seslerin duyulur olduğu ve hangi hikâyelerin sessizlikle örtüldüğü sorusuna dönüşür. Bu yazı, tam da bu noktada edebiyatın alanına girer: hukuk…
Yorum Bırak